Fakat ünlü yıldızların bizim takıma gelince beynimde başkalaşmalarından nefret ediyorum. Mesela Milan Baros, gelmeden önce gözümde dünya futbolunun orta-lüks yıldızlarından biriydi. Hani arada bir oynadığı takımdan bahsederken konuştuğunuz yabancı futbolculardan vardır ya, onlardan biri gibi mesela. Gerçekten elde etmenin heyecan vereceği adamlardandı yani. Ama kim olursa olsun ve Türkiye'de hangi takıma gelirse gelsin bir süre sonra böyle farklı biri gibi gelmeye başlıyor ya alışkanlıktan, o çok garip işte ya. Sinir oluyorum bu hisse. Hep ilk geldiği günkü gibi "bu adam bizde yaa inanamıyorum" demek istiyorum ama olmuyor. Sanırım insanoğlu hep böyle, elinin altında oldumuydu yalan oluyor herşey.
Her neyse, bugün yeni transferlerin 3ü de sonunda bir arada oynadı. 3ü ile ilgili kısa değerlendirmeler yapmak istiyorum.

Lucas Neill: Kewell'ın memleketlisi bu arkadaştan anlıyoruz ki bu Avusturalyalılar bir başka. Formayla bile takım elbise havasında duruyor adamlar. Oldukça efendi bir arkadaşa benziyor. Defanstan çıkardığı toplarda başarılı olduğunu gördüm, ikili mücadeleler de pek izleme şansımız olmadı ama kademe anlayışı ve oyun zekası oldukça iyi. En azından sayesinde defansımızın yaptığı bazı amatörce hatalar bir hayli azalacak gibi gözüküyor. Hoş geldin Neill diyoruz ve yeni Popescu'muz olmanı temenni ediyoruz:)

Jo: Nonda'dan tek farkın amerikalı rapçi tipin ve 1.90 boyun değildir umarım sevgili arkadaşım. Son vuruşlarda çok soğukkanlı değil, telaşlanıyor. Toplara sert vuruyor hava toplarında boyunun da büyük avantajlarıyla çok başarılı. Fakat yine Nonda gibi çok süratli değil ve bilek hareketleri zayıf. Bugün zorlayarak ilk golünü attı. Kendisine pek ara pası gelmedi ama top ceza sahasına yaklaştığında aralara yaptığı koşular oldukça zekice. Orta sahaya yakın mesafelere çok geldiği için o bölgede fazla baskıya uğruyor ve kaptırdığı toplar bu yüzünden göze battı. Ama genel anlamda biraz daha çabuk olması lazım. Şu anki performansının +1 seviyesini izlettirsen bile benim için yeterlidir diyerek hoş geldin diyorum. yo man!

Giovani Dos Santos: Topu ilk 15-20 metre sürüşünden sonra evet bu Dos Santos dedim. Bu dünya yıldızı arkadaşı o kutsal formayla görmekten dolayı hâlâ çılgınlar gibi seviniyorum. Sadece 35-40 dakika izleyebildik henüz kendisini ama gördüğüm kadarıyla top ayağındayken yönünü oldukça hızlı değiştirebiliyor. Hele ki bizim anadolu kulüplerinin ağır defanslarına karşı kesinlikle çok etkili olur. Topla aralara çok hızlı kaçabiliyor. İlk maçında oldukça bencildi ama tabiki bunun ilk maçta kendini göstermek için ve geçici olduğunu hepimiz tahmin edebiliyoruz. Avrupa Ligi maçlarında forvet eksikliğine çok büyük katkı sağlayacağını sanmıyorum çünkü asıl mevkisinin ofansif ortasaha olduğu çok belli oldu. Ama ne olursa olsun katacağı en büyük artı seyir zevki. Topu ayağına aldığı anki o pire gibi koşuşu yetiyor. Tam bir "küçük Ronaldinho". Resmi sitemizde Barça formalı birini görmek de ayrı bir gurur. Hoş geldin Dos Santos, umarım sezon sonu "bunu saymayız yine bekleriz" diyerek bir yere bırakmazlar:)

Süper yazı ellerine sağlık Hakan. :)
YanıtlaSilFahrettin Ünvanlı
Teşekkürler fahrettin, inşallah çok faydalı olacaklar:)
YanıtlaSil