5 Mayıs 2010 Çarşamba

Ve gidiyoruz!..

Hayallerimizi, heyecanımızı, uzun-kısa vadeli bir çok hedefimizi, yorgunluğumuzu, sevincimizi, nöronlarımızı, zamanımızın hatrı sayılır bir dilimini, umutlarımızı, dedikodularımızı, mat lab'ın klimasının şizofrenik ve ürkütücü sesini, 'öğdek' lerimizi, 'banışma' larımızı ve daha bir çok şeyi karıştırıp üzerine de bir tutam eğitsel kavram ekledikten sonra yanımızda olduklarını hissettiren tüm sevdiklerimizin de iyi dileklerini üzerine serptik ve oluşan karışımları Ankara'ya, ODTÜ'ye yarışsınlar diye gönderdik. Şimdi de bu karışımların damaklarda bıraktığı tadı görmek üzere bu cuma sabahı yola koyuluyoruz.

Şu an merak dürtümüz, ODTÜ'deki gurmelerin gönderdiğimiz karışımları tattıklarında, yüzlerini ekşitip ekşitmemiş olmaları üzerine şiddetli derecede çalışıyor. Yaşanabilecek herhangi bir patlangıca karşın ısrarla kendimizi "gurmelerin yüz buruşturması" na hazırlamaya çalışıyoruz ki ihtimaller dahilinde olan boy boy hayal kırıklıklarının en ufaklarından biri yanımıza gelsin ve biz de "de get ordan" diyip kovabilelim. Fakat "Matematik Macerası" ile bir "zafer macerası"na çıkma ve "Hayvanlarla İngilizce Tanışalım"la bir büyük mutlulukla tanışma hayalleri de arzularımızı son raddesine kadar ele geçirmiş durumda. Sevgili meytim ve hayaldaşım Derya ve diğer tüm heyecandaşlarımızla, gizli paketlerin açılacağı pazar gününü işte bu duygularla beklemekteyiz. Bir yandan da yola çıkmak üzere son hazırlıkları yapıyoruz.

Herşeye rağmen herhangi bir başarı elde edememe durumunda da kazandığımız bonuslar fazlasıyla yeterli gözüküyor sanki. Dostlarımla, hocalarımla ve diğer bölümdaşlarımla çok güzel bir seyahat, yurt içindeki tanıdık-tanınabilitesi olağan diğer bötedaşlarımızla bir araya gelip gündemin BÖTE olduğu çok keyifli geçeceğine inandığımız 2 güzel gün, portfolyomuza ekleyeceğimiz kendi çapımızda güzel 2 adet proje, ODTÜ'yü gidip görmüş olma keyfi ve
oradaki arkadaşların kendilerine yakışır bir şekilde hazırladıklarına inandığımız bir kurultaya katılacak olmak ve ve ve en önemlisi çok değerli bir meytlik zaten kazanılmış durumda. O yüzden herhangi bir "hayal çarpması" durumunda kazanılmış-kazanılacak çok şey olduğunun, kaybedilmiş ise hiçbirşey olmadığının yine farkında olduğumuza-olacağımıza inanıyoruz.

Ama yine de bir anlığına farkında olamayıp üzülürsek mazur görün; olur öyle şeyler;)

Pazar akşamı döndüğümüzde o gece büyük ihtimalle Beşiktaş'ta Tufan'ın ya da Mustafa'nın odasında bir köşede yine bir yazı yazıyor olacağım. İşte o yazının başlığını da çok merak ediyorum:) Ya "olmadı kem küm" olacak, ya da "yebaaanzinhooo" diye başlayacak:) Bakacağız, göreceğiz:)

O değil de bir skor tahmini yapasım var ama neyse boşverin:p
Neyse hadi gidelim artıkın kalın sağlıcakla; ...seni görmek ister her bahtı karaa...
:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder